16 Mayıs 2017 Salı

Hep Beklenen ,hiç olmayan ..


  Düşünüp, farklı yollar deneyip acaba sorun ben de midir deyip kendini yitip bitirmek. Beklentilerin,çabaların ,savaşların hepsi boşuna biliyordum aslında sadece duyunca neden bu kadar şaşırabiliyorum ki insanlara bilemiyorum. Başımı dayayıp ağlamak için bile kimsem yok.Hayatta tek başıma olduğum o kadar çok hissettirildi ki bana.O yüzden bırakıp gitmek istedim.Hep uzaklara belki uzaklarda sarılabileceğim,başarabileceğim,hayat mücadelemde beni destekleyen dostlarım ya da bir ailem olurdu.Biliyorum bu yaşam denilen yolda tek başınayım.Kendi çözümlerimi yine kendim çözmeliyim.Neden hala inciniyorum ki ? dimi neden? bilmiyorum.

24 Ekim 2016 Pazartesi

HEYYY AŞK !...




 Günlerden aşk mı ? Şimdi diyeceklerin kafamda uğulduyor.Evet evet tam da öyle ...Ben iflah olmaz bir aşığım. Şimdi uzmanlara göre bu durum birkaç  farklı açıdan yorumlanabilir. Tabii sen bunlara inanabilirsin.Ben kendi durumumu sana açıklayayım. Pragmatizim akımı ortaya çıkmadan önce insanlar aşkdan , kara sevdadan ölebilirlermiş. Bunun için birçok tedavi yöntemi bulunduğunun ve işe yaradığı düşünülebiliyor.Tabii aslında bunlar tamamen kafamızda  inançlarımız. Gerçek şu ki;
Pragmatizimle birlikte insanlara fayda getirecek herşeyin mubah olduğu inancı işlenmiş.Bu inanç doğrultusunda ,acı veren iklim ve küresel şartlara uygun olmayan ilişki durumlarını bu düzlemde işlemişler.Yani aslında duyguları kandırma yöntemi,bu durumda insanı rahatlatan bir yöntem olmaya başlayınca kara sevda duygusunun üstü örtülmüş.Bana acı veren , beni sevmeyen adamı ben niye seveyim yanılgısı oluşmuş.İşte tam bur da aslında bu yapay bir duygu biçimi.Gerçek duygumuz ,duyulan aşk istemekle gerçekleşen bir duygu biçimi değildir.O yüzden aşk kelimesi de tam bu yüzden 3 harftir.:) anladın sen onu bence.Aşk bizim belirlediğimiz tercih ettiğimiz bir durum değildir. Takıntı hiç değildir.Aşk tarafını seçer ,uçlarda gezmeyi sever,hep bir düşecek misin korkusu yaratır içimizde,Normal bir insan ömründe insan sadece bir kere aşık olabilir ve bu tercih edilebilir bir durum değildir. Siz diğer tüm ilişki biçimlerine farklı tamlamalar yapabilirsiniz.Hep aynı adamı sevebilmenin hayalini kurarız biz iyi kızlar...Şimdi aşk belki yanlış adamın üstünde gittin durdun bilemem ,oda onun  kendine vereceği hesap.

17 Mart 2016 Perşembe

düş ..





      Zaman çok hızlı aksa da ben hep aynı yerdeyim. Büyüdüm değiştim artık diyorum.Acılar insanı büyütürmüş diyorum. Düşünmek istemiyor,hissetmekse hiç istemiyorum.Bir tek senden kaçamadığım yer rüyalarım.Hep aynı soru sana; neden? neden bunu hakkedecek ne yaptım sana ? diye ve ben kan ter içinde uyanıyorum.Sonra o gün seninle yol da yürürken karşımıza çıkan çınar ağacı aklıma geliyor.Kaç yaşındadır diye konuşurken ,Kulağını dayayıp soruyorsun; Hımm 150 yıllık diyor.Bense kahkahalar atıyorum.Ağaçlı yolda yürüyoruz senle ,gene en güzel günlerimizden biriydi.Ne oldu ki bize ben mi çok sevemedim.Sana hissettiremedim mi sevgi mi? Hani insan çok severse her şey değişebilirdi ?Hepsi mi yalandı? Sonra hatırlıyorum;yakamozlu bir geceydi ,tekne de denize karşı oturmuştuk,sen bana şiirler okuyordun,Nazım 'ın şiiri miydi o?

Denizin üstünde ala bulut 
yüzünde gümüş gemi 
içinde sarı balık 
dibinde mavi yosun 
kıyıda bir çıplak adam 
durmuş düşünür. 

Bulut mu olsam, 
gemi mi yoksa? 
Balık mı olsam, 
yosun mu yoksa? .. 
Ne o, ne o, ne o. 
Deniz olunmalı, oğlum, 
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

Hatırladın mı?  Sonra deli bir dalga çıkmıştı hani sen elimi sıkı sıkı tutmuştun, düşmeyeyim diye...


Sonra bir gün hani bana sormuştun Ümit Yaşar Oğuzcan şiirilerini okur musun diye? Bir şiirini okumuştun ..Hatırladın mı? 


Gene günlerden bir gün ben deli aşık... beni çok mu seviyorsun demiştin hani? Ben de kızmıştım sana hala nasıl inanmazsın sevgime diye..Ben seni çok sevemedim mi? Ne oldu bilemedim neyi kaçırdım.Bu kadar masum bir şeyi nasıl bu hale getirdik anlayamadım ?

Ben her gece düşlerimde bu soruyla uyanıyorum.Peki sen ?Sen mutlu musun ? Bu kadar bencil olmayı ne ara başardın? Hani sevgi her şeyi değiştirirdi ? Çok mu sevemedim seni ben? Özlemin çok ağır basıyor bazen kızgınlığımı bile...Bu kadar çok üzmek zorunda mıydın beni bilemedim ki?  Bilemedim ki ben sevmeyi mi  başaramadım, demek ki hiç sevilmemiş biri olarak ..Şimdi bir hiç gibi kaldım sevgisiz ,duygusuz,kendime kızgınlıklarımla,kaçıp gideceğim unutacağım diyorum.İnsan gidince kendini de götürüyor ama ben kendimden bu sevgiden nasıl kaçabilirim ki ? Başkaları nasıl yapıyor bilmiyorum ? Çaresiz bıraktın beni.Kolumu kanadımı kırdın.Bu kadar mı kötüydüm bilemedim ki.

7 Kasım 2015 Cumartesi

MASKELİ BALO

 Adam,ona aşık olan kadına dedi ki;Ne bekliyordun ki...


Aslında aşık kadın çok fazla şey beklemiyordu,ona duyduğu bu aşka biraz saygı bekliyordu.Düşünüyor du ki o da herkes gibi basit olamazdı.Ya onu yanlış tanımıştı ya da kendini anlattığı adam o değildi.Neyi kaçırdım,neyi atladım diye düşündü kadın.Ne yani içi bu kadar boş bir adam olamazdı hayatını önüne serdiği adam.En azında ona bir saygısı kalmalıydı.Hayır bunu yapmamalıydı.Madem o da herkes gibiydi,o cümleleri kurmamalıydı.Bunları söylememeliydi.Bunca yıl herşey koca bir hiçti en azından ona bunu yapmamalıydı.Çünkü kadın  zaten çok zordu,hani hayatında yer vereceği adamı öyle kolay kolay  kalbine koyamazdı.Bu olmamalıydı.Herşeyi en baştan defalarca düşündü yok olamazdı bu adam o olamazdı.Düşündü kadın en çok ne canını yakıyordu adamın böyle olması mı? Yoksa içindeki bu hisler onu nasıl yanıltmıştı?Kadının düşünceleri  boşlukta hızla yere çakılıyordu.Herşey bir yanılsama olamazdı.Kendi duygularını cezalandırmakta buldu çözümü.Olmadık düşüncelere evet der olmuştu.Madem içindeki bu duygulardı ona ihanet eden, hissetiği herşeyin tersini yapmalıydı.Kendi canını yakmakta buldu çareyi.Herşey değişti sonra aslında bu koca kalabalıkta çok yalnızdı.Ve herkeste şahane bir maske takılıydı.Kadın da taktı yüzüne bir maske .Hayat daha bir kolay oldu.Maskenin altında akıttığı yaşları artık kimse göremiyordu.Zırhını kuşanıp ,bıraktı tüm duygularını denize.Bir tek hasret yakasını bırakmıyordu.Gün geçtikçe daha çok özlüyordu.Özledikçe başka bir yalana sarılıyordu.Bazı geceler hiç uyumadan ağlıyordu,dualar ediyordu.Sabah gün doğduktan sonra en kalın maskesini takıp,bu yalan olan hayat sahnesinde yerini alıyordu.Bekliyordu özlem dedikleri bu duygunun içinde kaybolmasını .Olmuyordu.Kadın uzaklara gitmekte buluyordu çareyi.Belki o duygu onunlaydı ama bir delilik yapamazdı.Delilik yapmak onu ürkütüyordu.Onur gurur kalmamıştı zaten ..Son delilik sonu olabilirdi.O yüzden savaşıyordu kadın bu duyguyla.

4 Temmuz 2015 Cumartesi

ŞİŞŞŞT!



       Hey sen silkele bakalım o ölü toprağı üzerinden. Hııh  güneşte artık benim için doğsun di mi ama?İçim kıpır kıpır bu sene gezilerdeyim.İlk önce ;Mardin Urfa Antep gezisi sonraki hafta büyülü şehir kapadokya harika gezilerdi.Şimdi ise Paris 28 gün sonra ordayım. Bundan böyle bende gezilerimi yazmaya kara verdim. Kendime geldim.Tüm yalancılarla yüzleştim.Çok üzüldüm ,öfkelendim,kırıldım ama artık bitti.Şimdi yeni bir ben ve artık yalancılara yer yok.Hadi bakalım o zaman Paris ..



5 Nisan 2015 Pazar

GERÇEKLER ÇOK ACI HEM DE ÇOK..




  İnsanoğlu nedir ki bu gün var yarın yok.İnsanlar onu gerçekten çok seven insanlara neden yalan söyler?Neden?  Yıllarca birini sev ona değer ver ,tüm imkansızlıklara rağmen onu sev ,birgün oda sevecektir benim gibi de dur.Anlamaya çalış vicdan azabı duy.Sana en dayanılmayacak eziyetlere ragmen sev anlamaya çalış.Meğersem öyle değilmiş .Adam Allah'ını şaşırmış aldatmaktan.Bütün kadınlardan koleksiyon bile yapmış.İnanması ne kadar zor.Ama işte yaşayanlar anlatıyor.İşin komik kısmı ya da düzeltiyorum trajikomik kısmı sen hala onun için birşeyler yapmaya çalışırken öğren.Şimdi vicdansız mı desem ?İnsan mısın sen desem? Hepsi az gelir sanırım.Sanırım benim çokta bir şey yapmama gerek kalmayacak.Benim yapamayacağım şeyleri ona en sevdikleri yapacak.Onun da en sevdikleri onu acıtsın ki ne demekmiş insanların duyguları ile oynamak ögrensin.Seven insanın ahını almamak gerek bu dünyada .Adalete artık ne kadar inancım kalmamış olsa da ilahi adalet geçte olsa tecelli edecektir.

31 Aralık 2014 Çarşamba

HAYATIMA KAR YAĞIYOR



Uzun zamandır duygularımla yüzleşmek istemiyordum.Olabildiğince kaçmak içimdeki derin bu kuyudan.Ne yazık ki rüyamlarım da kaçmak pek mümkün olmuyor.İnsanın iliklerine kadar birini özlemesi nasıl bir şey öğrendim.Bu duygunun üzerine gidiyorum.Bu hissi engellemek unutturmak için herşeyi yapıyorum.Sonra tutamadığım bir zamanda akıyor gözyaşlarım.Diyorum ki kendime bak dünyada açlık,sefalet,yokluk var,abartma artık sevemezsin bu kadar diyorum.Sevmemeliyim diyorum.Daha kaç yıl daha sürer bu kara sevda var mıdır bir zamanı diyorum.Aramıyorum onu ama çok özlüyorum.Kendime yalanlarım o kadar çok ki..Avutmaktan yoruldum kalbimi.Yok istemiyor ondan başka birini.Ne olur sev beni diye yalvarasım geliyor.Yatıyorum kalkıyorum tüm dualarımda.Ömür dediğin şey çabuk geçiyor.Her geçen gün biraz azalmasını beklerken bir bent oluyor hasretim .Öyle zamanlarda kaçmak gitmek istiyorum.Hiçbir şey gözümde bile olmuyor.Allah'ım ne olur duy şu aciz kulunu.Hayatıma her mevsim kar yağıyor.Hep bir yıl daha biterken bir sürü beklentiler.Bakıyorum geçen günler ,gelen günlerle hep aynı.Artık yaşlandım.Sanırım tek dileğim kimseye muhtaç olmadan göçüp gitmek.